Karadeniz’in hırçın sularına inat, sükunetini koruyan yemyeşil liman şehirleri… Amasra ve Sinop Batı Karadeniz sahil rotası, Doğu Karadeniz’in kalabalığına alternatif arayan doğa tutkunları için 5 günlük huzurlu bir sürüş deneyimi vadediyor. Bartın’a bağlı Amasra’da, Fatih Sultan Mehmet’in “Çeşm-i Cihan” (Dünyanın gözbebeği) dediği o eşsiz manzarayı kaleden izleyip meşhur Amasra salatası eşliğinde taze balık yiyeceksiniz. Kıvrımlı sahil yollarından Kastamonu sahillerindeki Gideros Koyu’na uğrayıp rotanızı Türkiye’nin en mutlu şehri Sinop’a çevireceksiniz. Tarihi Sinop Cezaevi’nin hüzünlü koğuşlarını gezdikten sonra Türkiye’nin en kuzey ucu olan İnceburun Feneri’nde okyanus hissi veren uçsuz bucaksız denizi izleyeceksiniz. Tüm bu ikonik durakları tek bir haritada birleştiren Gezirota planı, size Batı Karadeniz’i eksiksiz yaşatacak.
Karadeniz'in hırçın dalgalarının dövdüğü sarp kayalıkların ardında, yeşilin ve mavinin en saf halleriyle kucaklaştığı huzur dolu liman şehirlerine uzanan emsalsiz bir kıyı serüveni sizi bekliyor. Bartın, Kastamonu ve Sinop illerini kapsayan bu beş günlük güzergah, doğanın ihtişamını ve binlerce yıllık denizci kültürünü keşfetmek isteyenler için biçilmiş kaftandır. Maceranın ilk adımı, Fatih Sultan Mehmet'in hayran kaldığı şirin sahil kasabasında atılıyor. Amasra Kalesi'nin dar ve tarihi sokaklarında yankılanan geçmişin sesleri, Çekiciler Çarşısı'nda ahşap işçiliğinin en güzel örnekleriyle harmanlanıyor. Amasra Müzesi'ndeki antik kalıntıları inceledikten sonra Balamba Tabiat Parkı'nın sunduğu sakin ortamda doğayla iç içe dinlenme fırsatı bulunuyor.
İkinci gün, bölgenin jeolojik zenginliklerini gözler önüne seren Güzelcehisar Lav Sütunları'nın nefes kesici manzarasıyla başlıyor. Milyonlarca yıllık bir geçmişe sahip bu doğa harikasının ardından, tarihin sularla buluştuğu gizemli Kraliçe Amastris Deniz Havuzu ziyaret ediliyor. Kıyı boyu devam eden yolculukta Hacı Denizi ve bakir doğasıyla saklı bir cenneti andıran Kuşna Koyu, denizin en durgun anlarını yakalamak isteyenlere eşsiz bir sığınak sunuyor. Üçüncü gün, rotanın en vahşi ve görkemli kısmı olan Küre Dağları Milli Parkı'nın derinliklerine iniyor. Dünyanın en büyük kanyonlarından biri kabul edilen Valla Kanyonu'nun heybeti baş döndürürken, Catak Kanyonu Cam Teras üzerinden izlenen uçurum manzarası adrenalini doruklara taşıyor. Bu günün kapanışı ise el değmemiş orman florasıyla Kastamonu Azdavay Kartdağ Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda gerçekleşiyor.
Dördüncü gün, Kastamonu'nun sakin sahillerinde deniz rüzgarını yüzünüzde hissedeceğiniz Yeşilyuva ve uçsuz bucaksız kumsalıyla dikkat çeken Hacıveli Plajı ile devam ediyor. Bölgenin antik liman kenti Aeginetes Antik Yerleşimi kalıntıları, dalgaların arasında tarih fısıldamaya devam ediyor. Beşinci ve son gün, Türkiye'nin en kuzey ucundaki tarihi liman şehri Sinop'a ulaşıyor. Binlerce yıllık eserlerin sergilendiği Sinop Müzesi'nin ardından, karanlık ve sürgünlerle dolu geçmişiyle ünlü Sinop Tarihi Cezaevi tüyler ürperten bir tecrübe yaşatıyor. Kıyıda yer alan Paşa Tabyası ise Karadeniz'in serin rüzgarlarına karşı koyarak bu uzun ve doyurucu sahil rotasını etkileyici bir askeri mimari örneğiyle noktalıyor.