Şehzadeler şehri Amasya’nın tarihi konakları ve gölleri.
Şehzadeler şehri unvanıyla haklı bir üne sahip olan, Osmanlı'nın ve antik dönemin görkemli tarihi mirasını yemyeşil eşsiz bir doğayla şekilde harmanlayan iki günlük Amasya turuna çıkmaya hazır olun. Karadeniz bölgesinin iç kısımlarında yer alan ve Yeşilırmak nehrinin ortadan ikiye böldüğü bu şehir, ziyaretçilerine hem oldukça köklü bir tarih hem de inanılmaz bir görsel şölen sunuyor. Gezinizin ilk gününe, şehri en yüksek noktadan kuşbakışı izleyebileceğiniz ve tarihi savunma mimarisinin bir örneği olan heybetli Amasya Kalesi surlarını büyük bir hayranlıkla ziyaret ederek başlıyorsunuz. Vadinin o manzarasını bol bol fotoğrafladıktan sonra, sarp dağların eteklerine büyük bir ustalıkla oyulmuş ve antik Pontus krallarına ait olan Kral Kaya Mezarları bölgesinde uzun tarihi bir yürüyüş gerçekleştiriyorsunuz. Geçmişin ihtişamlı ve güçlü günlerini zihninizde canlandırdıktan sonra yönünüzü tekrar şehre çeviriyor, oldukça sakin atmosferiyle dikkat çeken Şehit Polis Muzaffer Can Parkı içerisinde yeşilin tadını çıkararak kısa bir dinlenme molası veriyorsunuz. İlk gününüzün kapanışını ise, oldukça keyifli bir doğa yürüyüşü rotasına sahip olan yüksek Kırklardağı Tepesi civarında tertemiz şifalı havayı içinize çekerek ve vadinin üzerinden güneşin batışını izleyerek yapıyorsunuz.
İkinci gününüzde dikkatinizi Amasya'nın derin kültürel zenginliklerine ve şehrin hemen dışına taşan huzur dolu doğa harikalarına odaklıyorsunuz. Güne, geleneksel Osmanlı sivil mimarisinin en zarif örneklerinden biri olarak kabul edilen ve ince ahşap işçiliğiyle her zaman göz kamaştıran tarihi Hazeranlar Konağı odalarında son derece nostaljik bir yolculuk yaparak başlıyorsunuz. Şehrin o sıcak geleneksel yaşam kültürünü yakından hissettikten sonra, bölgedeki çeşitli arkeolojik kazılardan elde edilen binlerce yıllık kıymetli eserlerin büyük bir başarıyla sergilendiği kapsamlı Amasya Müzesi koridorlarında bir zaman yolculuğu çıkıyorsunuz. Tarih ve kültür dolu bu verimli saatlerin ardından şehrin yorucu temposundan tamamen uzaklaşarak kendinizi bir doğanın şefkatli kollarına bırakıyorsunuz. Öncelikle bölgede enfes bir manzara noktası olarak yakından bilinen huzurlu Ziyarat Gölu kıyısında kısa bir fotoğraf molası veriyor, suyun sakinliğinin doyasıya tadını çıkarıyorsunuz. İki günlük bu kültür ve doğa serüveninin büyük finalini ise, çam ormanlarının arasında adeta bir zümrüt taşı gibi parlayan ve heyelan set gölü özelliği taşıyan doğa harikası Borabay Gölü çevresinde keyifli bir yürüyüş yaparak büyük bir mutlulukla tamamlıyorsunuz.