Bayburt’un yeraltı güzellikleri ve modern sanatla buluştuğu Baksı Müzesi.
Anadolu'nun kuzeydoğusunda, Karadeniz ile Doğu Anadolu'nun kesiştiği o büyüleyici noktada konumlanan Bayburt, geleneksel kültür ile modern sanatın eşsiz bir harmanını sunan iki günlük oldukça sürpriz dolu bir keşif rotasına ev sahipliği yapıyor. Yüksek dağların arasına gizlenmiş bu kadim şehir, el değmemiş bakir doğası ve son yıllarda adından sıkça söz ettiren sıra dışı müzeleriyle, alışılmış gezi rotalarından sıkılıp farklı deneyimler arayan gezginler için adeta gizli bir cennet niteliğindedir. İlkbahar ve yaz aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte en ideal gezi koşullarını sunan bu özel tur, hem modern sanata ilgi duyan yenilikçi ruhlar hem de geleneksel Anadolu yaşantısının o samimi dokusunu hissetmek isteyenler için son derece doyurucu ve ilham verici bir seyahat alternatifidir.
Kültür ve sanat dolu yolculuğumuzun ilk gününe, sarp bir tepenin üzerine kurulan ve geleneksel el sanatlarıyla modern sanatı aynı çatı altında ustalıkla buluşturan, ödüllü mimarisiyle dikkat çeken Baksı Müzesi'ni detaylıca keşfederek başlıyoruz. Bu sanat deneyiminin ardından şehrin tarihi dokusuna inerek, Osmanlı dönemi sivil mimarisinin güzel örneklerinden Bent Hamamı'nın kalıntıları arasında tarihi bir mola veriyor ve bölgenin arkeolojik zenginliğini gözler önüne seren Bayburt Müzesi'nin salonlarında geçmişe doğru eğitici bir yolculuğa çıkıyoruz; günümüzü ise çam ağaçlarıyla çevrili, doğanın huzurlu kucağındaki manzarasıyla insanı dinlendiren Oruçbeyli Göleti'nin o sakin kıyılarında yorgunluğumuzu atarak huzurla tamamlıyoruz.
İki günlük bu yoğun Bayburt serüveninin ikinci gününde, rotamızı yakın tarihimizin kahramanlık destanlarına çeviriyor ve zorlu kış şartlarında verilen o büyük mücadelenin aziz hatırasını yaşatan Kop Dağı Müdafaası TMP alanını saygıyla ziyaret ederek duygusal anlar yaşıyoruz. Doğanın yeraltındaki işçiliğine tanıklık etmek üzere sarkıt ve dikitleriyle görenleri adeta büyüleyen etkileyici Çimağıl Mağarası'nın gizemli derinliklerine doğru serin bir keşfe çıkıyor, ardından bölgenin geleneksel taş işçiliği ve sivil mimari örneklerini en doğal haliyle yansıtan eski Taşcılar köyünün o sessiz, nostaljik sokaklarında keyifle dolaşıyoruz. Turumuzu, Türk dünyasının ortak kültürel mirası ve bilge ozanı olan Dede Korkut'a adanmış, manevi bir huzur barındıran Dede Korkut Türbesi'ni büyük bir huşu içinde ziyaret ederek, bu Anadolu yolculuğunu anlamlı anılarla noktalıyoruz.