Bolu Yedigöller ve Abant Doğa Kaçamağı

2 günil ilBolu çıkışlı

Türkiye’de kamp ve doğa fotoğrafçılığı denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri şüphesiz Bolu’dur. Bolu Yedigöller ve Abant doğa kaçamağı, özellikle sonbaharın sarı, kızıl ve yeşil tonlarının birbirine karıştığı dönemlerde görsel bir şölene dönüşür. Bu iki günlük gezi planında, Abant Gölü’nün etrafında bisiklet sürerken temiz orman havasını içinize çekecek, Yedigöller Milli Parkı’ndaki 7 farklı krater gölünün etrafında huzurlu yürüyüşler yapacaksınız. Sadece doğa yürüyüşleri değil, aynı zamanda Bolu’nun dillere destan mutfağından yöresel lezzetleri tadabileceğiniz seçkin duraklar da bu rotaya dahildir. Şehrin gürültüsünden kaçıp ağaçların hışırtısı ve kuş sesleriyle uyanmak isteyen doğaseverler için eşsiz olan bu gezi planını, Gezirota sihirbazı sayesinde kendi saat bütçenize göre ayarlayabilir, Gölcük Tabiat Parkı’nı da listenize zahmetsizce ekleyebilirsiniz.

Öne çıkan duraklar

Bolu Yedigöller ve Abant Doğa Kaçamağı hakkında

Bolu'nun yemyeşil dokusu ve durgun suları etrafında şekillenen bu iki günlük gezi rotası, Karadeniz Bölgesi'nin en huzurlu köşelerinden birini keşfetmek isteyenler için harika bir alternatiftir. Doğanın sunduğu eşsiz renk paletlerine tanıklık edebileceğiniz bu yolculuk, şehir yaşamının stresinden uzaklaşıp temiz havada yenilenmek isteyen seyahat tutkunlarına hitap ediyor. Özellikle doğa fotoğrafçılığına ilgi duyanlar, orman yürüyüşlerinden keyif alanlar ve ailecek huzurlu vakit geçirmeyi arzulayanlar için tasarlanan bu akış, dört mevsim boyunca farklı güzellikler sunsa da ilkbahar ve sonbahar aylarında bambaşka bir atmosfere bürünür. Ağaçların her tonunu görebileceğiniz bu coğrafya, kendinizi masalsı bir dünyanın içinde hissetmenizi sağlayacaktır.

Seyahatinizin ilk günü, Türkiye'nin doğa turizmi açısından en kıymetli alanlarından bazılarında geçiyor. Yolculuğunuza, 1965 yılında milli park olarak koruma altına alınan ünlü Yedigöller ile başlayacaksınız. Kaymalar sonucu oluşan göllerin etrafında yapacağınız yürüyüşlerde, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı size eşlik edecek. Ardından rotanızı, çam ve köknar ağaçlarıyla çevrili Abant Gölü yönüne çevirebilirsiniz. Etrafını saran ve yakın zamanda tescillenen Abant Gölü Millî Parkı sınırları içinde, fay hattı üzerinde oluşmuş bu krater benzeri gölün kıyısında uzun soluklu bir doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Günün kapanışını ise bölgenin en ikonik simgelerinden olan Gölcük Tabiat Parkı ile yapacaksınız. Suni bir gölet olmasına rağmen etrafındaki ormanla bir uyum sağlayan bu park, kıyısındaki meşhur ahşap yapıyla birlikte özellikle gün batımında fotoğraf kareleri yakalamanıza olanak tanıyacaktır.

İkinci günün akışı, bölgenin daha sakin doğal alanlarını ve kültürel mirasını harmanlıyor. Güne, göçmen kuşların da sıklıkla uğradığı ve huzurlu bir sulak alan olan Aladağ Göleti kıyısında keyifli bir sabah molasıyla başlayabilirsiniz. Buranın hemen ardından, 1987 yılından beri tabiat koruma alanı statüsünde olan Kökez ormanlarının bozulmamış florasını yakından inceleme şansınız olacak. Doğanın kalbinde geçen saatlerin ardından rotaya tarihi bir dokunuş yapmak isterseniz, bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkarılan arkeolojik eserlerin ve etnografik parçaların sergilendiği Bolu Müzesi ziyaretçilerini bekliyor. Müzede bölgenin geçmişine dair bilgiler edindikten sonra yolculuğunuz, 2023 baharında tabiat parkı unvanı alan Karaca alanında son bulacak. Karaca'nın temiz havası ve dingin manzarası, bu yoğun ama bir o kadar da rahatlatıcı Karadeniz gezisini noktalamak için en güzel duraklardan biri olacaktır.

🗺 Bu rotayı planlayıcıda aç Diğer rotalar