Ege bölgesinin en güzel noktalarını keşfedeceğiniz harika bir 6 günlük koridor turu.
Ege Bölgesi'nin kalbinde doğa, tarih ve gastronominin muazzam bir uyumla iç içe geçtiği altı günlük geniş kapsamlı bir macera sizleri bekliyor. İzmir, Aydın, Muğla ve Denizli vilayetlerinin kültürel ve jeolojik zenginliklerini bir araya getiren bu koridor rotası, antik çağların ihtişamlı mimari kalıntılarından tabiatın sunduğu büyüleyici görsel şölenlere kadar oldukça geniş bir yelpazede derinlikli bir seyahat deneyimi vadediyor. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, Ege'nin o meşhur ılıman ikliminin avantajıyla en konforlu ve keyifli ziyaret imkanını sunan bu detaylı program, hem antik kentlerin gizemli geçmişine merak duyan tarih tutkunları hem de yöresel lezzetlerin peşinden giderek doğanın sakinliğinde huzur bulmak isteyen gezginler için son derece tatmin edici bir alternatiftir.
Yolculuğumuzun ilk gününde İzmir'in dünyaca ünlü UNESCO mirası Efes Örenyeri'nin antik sokaklarında yürüyerek bu ihtişamlı atmosferle güne başlıyor, ardından Pergamon krallığının ihtişamlı izlerini sürmek üzere bölgenin zengin arkeolojik buluntularını sergileyen Bergama Müzesi ile yüksek bir tepeye kurulan Bergama Akropolü'nü detaylıca ziyaret ediyoruz. İkinci gün rotamızı Aydın il sınırlarına doğru çevirerek, Helenistik dönemin ızgara planlı şehir yapısıyla dikkat çeken Priene Örenyeri ve antik dönemin ticaret ve felsefe merkezi konumundaki önemli liman kenti Milet Örenyeri'nin etkileyici tarihi dokusu içinde adeta zamanda kayboluyoruz. Üçüncü gün, mermer yapıları ve heykeltıraşlık okuluyla ünlü Aphrodisias Örenyeri'ni kapsamlı bir şekilde keşfettikten sonra Muğla'nın yeşil doğasına doğru dingin bir geçiş yapıyor, kayalara oyulmuş Dalyan Kaunos Kaya Mezarları'nın manzarası eşliğinde Kaunos Örenyeri'nin gizemli kalıntıları arasında geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.
Dördüncü gün, doğanın şekillendirici gücünü iliklerimize kadar hissedeceğimiz derin Saklıkent kanyonunun buz gibi serin sularında ferahladıktan sonra, Likya bölgesinin kadim ve mitolojik yerleşimleri olan sarp kayalıklardaki Tlos Örenyeri ile dini merkez niteliğindeki Letoon Örenyeri'ni ziyaret ederek tarihsel keşiflerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Beşinci gün, Akdeniz'in en zengin batık eser koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin salonlarını gezip, Ege Denizi ile Akdeniz'in tam olarak birleştiği o noktada yer alan Knidos Örenyeri ve bölgenin kutsal alanı Apollon Tapınağı'un etkileyici sütunları arasında keyifle güneşi batırıyoruz. Altı günlük bu dopdolu ve yorucu ama bir o kadar da ödüllendirici turun son gününde ise rotamızı Denizli'nin bereketli topraklarına çevirerek, doğanın bir armağanı olan bembeyaz Pamukkale Travertenleri'nin şifalı sularında tüm yorgunluğumuzu atıyor ve hemen yanı başında kurulan Hierapolis Örenyeri'nin zengin arkeolojik mirasını keşfederek bu yolculuğumuzu tamamlıyoruz.