Hatay’dan başlayıp Mersin’de biten 3 günlük Akdeniz-Çukurova lezzet ve tarih turu.
Hatay'ın bereketli topraklarından başlayıp Mersin'in Akdeniz sularına uzanan bu üç günlük yoğun koridor rotası, bölgenin hem köklü tarihini hem de eşsiz mutfağını bir arada deneyimlemek isteyenler için harika bir fırsat sunuyor. Hatay, Adana ve Mersin'i birbirine bağlayan bu kısa süreli macera, medeniyetlerin beşiği Çukurova'nın zengin kültürel mozaiğini ve dünyaca ünlü gastronomisini gözler önüne seriyor. Yolculuk boyunca, mozaik müzelerinden antik yerleşimlere, dini yapılardan yöresel lezzet duraklarına kadar geniş bir yelpazede anılar biriktireceksiniz.
Maceranızın ilk günü, efsanevi Antakya sokaklarında başlıyor. Antik çağın eserlerini ve birbirinden mozaikleri barındıran Hatay Arkeoloji Müzesi'nde tarihin izlerini süreceksiniz. Ardından Antakya'nın antik kent kalıntıları arasında dolaşarak geçmişin derinliklerine inecek, Anadolu'nun ilk inşa edilen camilerinden olan Habib-i Neccar Camii'nin manevi atmosferini soluyacaksınız. Günün ilerleyen saatlerinde, sizi Roma dönemi mühendisliğinin başyapıtı sayılan Çevlik Örenyeri karşılayacak. Tüm bu tarihi keşiflerin yanında künefe ve yöresel mezeleri tadarak Hatay'ın UNESCO onaylı mutfağıyla tanışacaksınız.
İkinci gün rotanız lezzetin ve sıcağın başkenti Adana'ya çevriliyor. Şehrin sembolü olan Seyhan Nehri üzerindeki tarihi Roma eseri Taş Köprü'den geçerken asırların fısıltısını hissedeceksiniz. Hemen ardından Türkiye'nin ve Orta Doğu'nun en büyük ibadethanelerinden biri olan Sabancı Merkez Camii'nin heybetli mimarisine yakından tanıklık edeceksiniz. Bölgenin arkeolojik mirasını detaylıca incelemek için Adana Arkeoloji Müzesi'ne yapacağınız ziyaret, geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kurmanızı sağlayacak. Adana sokaklarında geçirdiğiniz bu yoğun günü, nefis bir Adana kebabıyla taçlandırmayı ihmal etmeyin.
Rotanızın son gününde, Mersin'in tarihi duraklarıyla buluşacaksınız. Toroslar'ın eteklerinde yükselen Gözne Kalesi'nden uçsuz bucaksız Çukurova manzarasını seyrettikten sonra, Mersin Müzesi'nin etkileyici salonlarında bölgenin arkeolojik geçmişine dalacaksınız. Yolculuğunuzun finalini ise doğayla iç içe saklı kalmış bir tarih barındıran Öküzlü Ören Yeri'nin harabelerini ziyaret ederek yapacaksınız. Sadece üç gün sürmesine rağmen, hem zihninize hem de damağınıza hitap eden bu özel rota, bir Akdeniz deneyimi olarak gezi defterinizde en nadide sayfalardan biri olarak yerini alacak.