Dünyanın en güzel trekking parkurlarından biri olan antik Likya yolunun muhteşem güzelliklerini araç konforuyla keşfedin. Fethiye’den Kaş’a Likya kıyıları araç rotası, 6 günlük dolu dolu bir yaz tatili için ihtiyacınız olan her şeye sahip. Fethiye’de yamaç paraşütü yapıp Ölüdeniz’in turkuaz sularında yüzdükten sonra, Saklıkent Kanyonu’nun buz gibi sularında trekking macerasına atılacaksınız. Rota güneye doğru ilerledikçe Kelebekler Vadisi’nin eşsiz manzarasına yukarıdan bakacak, Letoon ve Xanthos gibi UNESCO listesindeki antik kentlerde tarihle iç içe olacaksınız. Kaputaş plajını aşıp ulaştığınız Kaş’ta ise çadırınızı kurabilir veya butik otellerde kalarak dalış yapabilirsiniz. Bu uzun ve detaylı sahil koridorunu planlamak Gezirota ile artık çocuk oyuncağı; günlük sürüş mesafelerinizi kendi saat bütçenize göre kolayca ayarlayabilirsiniz.
Ege'nin zümrüt yeşili ormanlarından Akdeniz'in turkuaz sularına uzanan bu efsanevi altı günlük yolculuk, doğa severler için tasarlanmış gerçek bir rüya rotasıdır. Dünyaca ünlü yürüyüş yollarına ve antik medeniyetlerin gizemli izlerine ev sahipliği yapan bu bölge, aracınızla yapacağınız her kilometrede sizi yeni bir doğa harikasıyla ve binlerce yıllık bir efsaneyle baş başa bırakıyor. Hem macera hem de dinginlik arayan gezginler için ideal olan bu uzun soluklu macera, ruhunuzu tazeleyecek eşsiz manzaralarla dolu.
Maceranızın ilk günü, serin suları ve devasa kanyon duvarlarıyla doğanın muazzam gücünü hissettiren dünyaca ünlü Saklıkent ziyaretiyle tazeleyici bir başlangıç yapıyor. Suyun ferahlığını ruhunuzda hissettikten sonra, Likya Birliği'nin en önemli yerleşimlerinden olan Tlos Örenyeri ve hemen ardından antik tiyatrosuyla göz kamaştıran Pınara Örenyeri ile tarihi bir keşfe dalıyorsunuz. Günün son durağı ise mitolojik hikayeleriyle büyüleyen Letoon Örenyeri oluyor. İkinci gün, terk edilmiş taş evlerinin hüzünlü güzelliğiyle meşhur Kayaköy Örenyeri sokaklarında gezinerek başlıyor. Denizden ulaşılan ve tarihi kalıntılarla dolu Gemiler Adası, kayalara oyulmuş ihtişamlı Amintas Örenyeri mezarları ve bölgenin zengin geçmişini belgeleyen Fethiye Müzesi bu günün kültürel zenginliklerini oluşturuyor. Üçüncü gün rotanızı daha iç kesimlere çevirerek, yüksek rakımlı yayla atmosferiyle dikkat çeken Girdev Gölü çevresinde huzur dolu bir doğa yürüyüşü yapıyorsunuz. El değmemiş doğanın içindeki Araksa kalıntıları ile yüksek dağ zirvelerine gizlenmiş olan Oinoanda ve Balbura antik kentleri, doğayla tarihin uyumunu gözler önüne seriyor.
Dördüncü gün, yöresel zenginlikleri barındıran Elmalı Müzesi ile başlıyor ve ardından yemyeşil vadinin kalbindeki Olympos Örenyeri kalıntılarıyla devam ediyor. Akşam saatlerinde, mitolojik sönmeyen ateşiyle ünlü Yanartaş efsanesine tanık olup, gizemli Kitanaura kentine doğru yola koyuluyorsunuz. Beşinci gün, rotanın kültürel başkenti konumundaki Antalya'ya ulaşıyorsunuz. Burada, paha biçilemez heykelleri barındıran Antalya Müzesi ve yerel yaşam kültürünü sergileyen Antalya Etnografya Müzesi ufkunuzu açarken, devasa antik sütunlarıyla Perge Örenyeri ve çağlayan sularıyla huzur veren Kurşunlu Şelalesi günün yorgunluğunu silip atıyor. Gezinizin son altıncı gününde ise, manevi bir huzur sunan Antalya Mevlevihane Müzesi ziyaretini takiben, derinliğiyle baş döndüren Güver Kanyonu güzelliklerini izliyorsunuz. Finali ise yüksek doruklardaki doğasıyla Güllük Dağı - Termessos ve adeta bulutların üzerine inşa edilmiş hissi veren Termessos Örenyeri ile zirvede tamamlıyorsunuz.