Ülkenin dört bir yanındaki UNESCO miraslarını içeren mega tur.
Güneydoğu Anadolu'nun kadim topraklarından başlayıp Ege'nin zeytin ağaçlarıyla süslü kıyılarına ve Akdeniz'in masmavi sularına uzanan bu rota, Türkiye'nin dünya çapında bilinen kültürel miraslarını tek bir macerada birleştiriyor. Sekiz gün süren bu uzun soluklu yolculuk, farklı medeniyetlerin binlerce yıllık izlerini sürmek isteyen, antik çağların ruhunu hissetmeyi amaçlayan tarih meraklıları için özel olarak tasarlanmıştır.
Yolculuğunuz insanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Şanlıurfa'da başlıyor. Burada inanç ve efsanelerin iç içe geçtiği Balıklıgöl kompleksini ziyaret edip, Haleplibahçe Mozaik Müzesi ile Şanlıurfa Müzesi'nin zengin koleksiyonlarını detaylıca inceledikten sonra, devasa dikili taşlarıyla ünlü Göbeklitepe Örenyeri'ne doğru yola çıkıyorsunuz. İkinci gün Kapadokya'nın gizemli yeraltı dünyasına giriş yaparak, tüf kayalara oyulmuş Kaymaklı Yeraltı Şehri ve Hristiyanlık döneminin önemli fresklerini barındıran Göreme Örenyeri'ni keşfediyorsunuz. Üçüncü gün İç Anadolu'nun kalbinde yer alan Konya'da, neolitik dönemin yerleşim düzenine ışık tutan Çatalhöyük Örenyeri ile tasavvuf kültürünün merkezi Mevlana Müzesi sizleri bekliyor.
Dördüncü gün antik dönemin ticaret merkezlerinden Denizli iline ulaştığınızda, görkemli Hierapolis Örenyeri, antik mermer sütunlar arasında yüzme imkanı sunan tarihi Kleopatra Pool ve devasa stadyumuyla dikkat çeken Laodikeia Örenyeri rotanın en etkileyici duraklarını oluşturuyor. Beşinci ve altıncı günler Ege'nin kültür başkenti İzmir'de geçiyor. Burada antik dünyanın en büyük metropollerinden Efes Örenyeri ile yeşillikler içindeki Meryem Ana Tabiat Parkı'nı gezdikten sonra, İzmir Arkeoloji Müzesi'ni ziyaret ediyor, ardından kuzeye ilerleyerek Bergama Müzesi ile son derece dik bir tepeye kurulu Bergama Akropolü'nü keşfediyorsunuz.
Rotanın son iki günlük bölümü Akdeniz kıyısındaki Antalya'ya ayrılıyor. Paha biçilmez heykeltıraşlık eserlerinin sergilendiği Antalya Müzesi'nin ardından, Helenistik ve Roma dönemlerinin izlerini taşıyan Perge Örenyeri'nin sütunlu caddelerinde yürüyüş yapıyorsunuz. Sekizinci gün kusursuz akustiğiyle günümüze ulaşan antik Aspendos Örenyeri tiyatrosunu görüyor, Antalya Etnografya Müzesi'ni ziyaret ediyor ve yolculuğunuzu doğa ile tarihin bir şekilde bütünleştiği Olympos Örenyeri'nde noktalıyorsunuz.