İnsanlık tarihinin ilk yerleşimlerinden bugüne eşsiz bir miras.
Anadolu'nun uçsuz bucaksız bozkırlarında binlerce yıllık bir tarihin izlerini taşıyan üç günlük bu kültürel serüven, inanç ve mimarinin muazzam bir ahenkle buluştuğu Konya'nın gizli hazinelerini gün yüzüne çıkarıyor. Hitit imparatorluğunun kaya anıtlarından Selçuklu döneminin ruhani atmosferine kadar uzanan bu yoğun ve aydınlatıcı rota, medeniyetlerin beşiği olan topraklarda derinlikli bir keşif arzusunda olanlar için özel olarak tasarlanmıştır. Yılın her döneminde farklı bir güzelliğe bürünse de özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında sağladığı rahat ulaşım imkanıyla öne çıkan bu kapsamlı tur, Mevlevilik felsefesiyle içsel bir yolculuğa çıkmak ve antik dönem kalıntılarını yakından incelemek isteyen tarih tutkunları için eşsiz ve doyurucu bir alternatiftir.
Tarih kokan yolculuğumuzun ilk gününe, bölgedeki kazılardan elde edilen kıymetli eserlerin sergilendiği Konya Ereğli Müzesi'ni ziyaret ederek başlıyor, hemen ardından hoşgörü felsefesinin kalbi sayılan Mevlana Müzesi'nin ruhani atmosferinde huzur buluyoruz. Günün ilerleyen saatlerinde, mistik ritüelleriyle insanı derinden etkileyen Mevlevi Sema Töreni'ni büyük bir huşu içinde izledikten sonra, manevi buluşmaların sembolü kabul edilen tarihi Mecma’ül-Bahreyn'i ziyaret ederek günü manevi bir doygunlukla tamamlıyoruz. İkinci gün rotamızı ticaret yollarının sessiz tanıklarına çeviriyor, Selçuklu dönemi kervansaray mimarisinin en zarif örneklerinden olan Zazadin Han'ı inceleyip, dağlık alana kurulan savunma yapısı Gevale Kalesi'nin kalıntıları arasında tarihi bir mola veriyoruz; günü Konya'yı kuşbakışı seyredebileceğimiz Akyokuş'ta dinlenerek ve ardından insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden olan Çatalhöyük Örenyeri'ni keşfederek sonlandırıyoruz.
Üç günlük bu kültürel miras turunun son gününde, doğanın yeraltında binlerce yılda şekillendirdiği Tınaztepe Mağaraları'nın karanlık ve etkileyici galerilerinde serin bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz. Doğanın bu şöleninin ardından rotamızı yeniden antik tarihe çevirerek, Hitit döneminin en iyi korunmuş tarım anıtlarından biri kabul edilen İvriz Kaya Anıtı'nın kaya oymacılığı sanatı karşısında büyüleniyor ve bozkırın ortasında yeşeren bu tarihi serüveni anılarla noktalıyoruz.