Bütün Güneydoğu’nun en önemli ikonik mekanlarını tek bir seyahatte görün.
Güneydoğu Anadolu bölgesinin binlerce yıllık tarihini, zengin kültürel dokusunu ve dillere destan gastronomik lezzetlerini bir araya getiren bu altı günlük koridor rotası, bölgeyi tek seyahatte sunuyor. Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır illerini kapsayan yolculuğunuz, tarih ve kültür meraklıları için özel olarak kurgulandı. Seyahatiniz Gaziantep'te, dünyanın en büyük mozaik koleksiyonlarından birini barındıran Zeugma Mozaik Müzesi ile başlıyor. Şehrin merkezinde yer alan tarihi Gaziantep Kalesi'ni ziyaret ettikten sonra, antik dönemin izlerini sürmek üzere Dionysus Villa ve etkileyici Zeugma Örenyeri kalıntıları arasında geçmişe doğru keyifli bir yürüyüş yapacaksınız.
İkinci gün rotanız sizi Fırat Nehri'nin doğu kıyısında yer alan ve üç bin yıllık geçmişiyle Türkiye'nin en sıra dışı noktalarından biri olan Halfeti'ye götürüyor. Suyun altındaki tarihi dokuyu hissettikten sonra Şanlıurfa kent merkezine geçerek şehrin kalbi konumundaki Halil-ür Rahman kompleksini, Balıklıgöl'ü ve kutsal kabul edilen Hz. İbrahim Mağarası'nı ziyaret edeceksiniz. Üçüncü gün, insanlık tarihinin sıfır noktası kabul edilen Göbeklitepe Örenyeri'nin gizemli atmosferinde başlıyor. Şanlıurfa Müzesi ve Şanlıurfa Kalesi'nin ardından, kendine has sivil mimarisiyle dikkat çeken Harran Örenyeri'nde günü tamamlayacaksınız.
Dördüncü gün Mardin'in dar ve taş sokaklarında tarihi bir serüven sizi bekliyor. Şehrin önemli simgelerinden Mardin Ulu Cami'nin büyüleyici mimarisini inceledikten sonra, Roma dönemine ait devasa bir garnizon kenti olan Dara-Anastasiopolis antik kentine geçerek yeraltı sarnıçları ve mezar yapılarını keşfedeceksiniz. Beşinci gün ise Midyat Konuk Evi'nde yöreye özgü geleneksel taş işçiliğinin en güzel örneklerinden birini yakından göreceksiniz. Ardından, eski bir Roma sınır garnizonu olan ve yeraltındaki Mithras tapınağıyla ünlenen Zerzevan Kalesi'ni gezecek, Diyarbakır yolculuğunuzda Ziya Gökalp Müzesi'ni ziyaret ederek kültürel birikiminizi zenginleştireceksiniz.
Altıncı ve son gün Diyarbakır'ın anıtsal yapılarına ayrıldı. Dicle Nehri kıyısında binlerce yıldır tarım yapılan Hevsel Bahçeleri'nde doğanın tadını çıkarıp, hemen yanı başındaki UNESCO mirası görkemli Diyarbakır Surları'nın ihtişamına tanık olacaksınız. Anadolu'nun en eski dini yapılarından biri olan Diyarbakır Ulu Cami'nin manevi huzurunu yaşadıktan sonra, bölgenin ticari geçmişine ayna tutan Hasan Paşa Hanı'nda yorgunluk kahvenizi içebilirsiniz. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarının ılıman ikliminde önerilen bu rota, geçmişin izlerini bugünün lezzetleriyle harmanlamak isteyen gezginler için kusursuz bir seçenektir.