Cudi Dağı’nın eteklerinde Şırnak’ın kültürel değerleri.
Mezopotamya'nın bereketli toprakları üzerinde yükselen ve asırlardır sayısız medeniyete, destana ve efsaneye ev sahipliği yapan Şırnak, tarih ve macera tutkunlarını Cudi Dağı'nın mistik eteklerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çağırıyor. Bölgenin edebi zenginliğiyle antik kalıntılarını birleştiren bu iki günlük güzergah, Şırnak'ın ve Cizre'nin gizemli ruhunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Maceranın ilk günü, Dicle Nehri'nin eşsiz kıvrımlarını ve geniş vadisini ayaklar altına seren Cizre Cam Teras'tan bir manzarayı izleyerek başlıyor. Doğanın sunduğu bu görsel şölenin hemen ardından, edebiyatımızın en hüzünlü aşk destanlarından birine ev sahipliği yapan Mem u Zin Türbesi ziyaret ediliyor. Maneviyat dolu bu duraktan sonra, kırmızı tuğlalı mimarisiyle bölgenin ilim ve kültür merkezi olan tarihi Kırmızı Medrese geziliyor. Günün kapanışı ise binlerce yıl öncesine uzanan ve Asur krallarının gücünü kayalara kazıyan ünlü Judi Dagh Sennacherib Panel II kabartmasının zorlu ama bir o kadar da atmosferinde gerçekleştiriliyor.
İkinci gün, bölgenin arkeolojik ve kültürel geçmişine çok daha derinlemesine bir bakış atarak başlıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla, Cizre'nin çok katmanlı tarihi mirasını başarılı bir şekilde sergileyen Cizre Müzesi ziyaret edilerek yörenin binlerce yıllık geçmişi kronolojik bir sırayla keşfediliyor. Müzenin sunduğu zengin tarihi arka plan eşliğinde, rotanın asıl hedefi olan sarp ve heybetli Cudi Dağı'na doğru tırmanışa geçiliyor. Dağın zorlu yamacında, antik dönemin sanatsal ve askeri ihtişamını yansıtan Judi Dagh Sennacherib Panel I ve ardından Judi Dagh Sennacherib Panel VII anıtları dikkatlice inceleniyor. Tarih öncesi efsanelerde Nuh'un Gemisi'nin oturduğu yer olarak kabul edilen ve derin bir ruhsal çekime sahip olan Cudi Dağı'nın zirvesinde gün sonlandırılırken, bu zorlu Mezopotamya macerası ziyaretçilerin hafızalarında silinmez ve destansı bir anı olarak yerini alıyor.